21 Mart 2019 Perşembe

LOGO YANI FLASH REKLAM-EMRE

DÖRTYOL'DA ŞARBON KONFERANSI

dortyolda-sarbon-konferansi

HATAY Büyükşehir Belediyesi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi ve Hatay Kent Konseyi işbirliği ile son günlerde halk sağlığını ciddi anlamda tehdit eden şarbon hastalığı konferansını bu kez Dörtyol ilçesinde gerçekleştirildi.
27 Kasım 2018 Salı 16:04



HATAY Büyükşehir Belediyesi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi ve Hatay Kent Konseyi işbirliği ile son günlerde halk sağlığını ciddi anlamda tehdit eden şarbon hastalığı konferansını bu kez Dörtyol ilçesinde gerçekleştirildi.



Hatay Kent Konseyi Başkanı Dr. Nevide Kimyon, şarbon hastalığının ne olduğu, nasıl bulaştığı ve hastalığa karşı alınabilecek önlemler ile ilgili farkındalık yaratmak amacı ile konferans düzenlediklerini söyledi.

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Ortopedi ve Tramvatoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Aydıner Kalacı, moderatörlüğünde gerçekleştirilen konferansta konuşan Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Veteriner Fakültesi Gıda Hijyeni ve Teknolojisi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Elmalı, şarbon hastalığının en çok koyun, keçi ve sığır gibi hayvanlarda göründüğünün altını çizerek, “Bu mikrobik hastalığın etkeni bacillus anthracis isimli bakteridir ve dezenfektanlara karşı oldukça dirençlidir. Bu bakteri toprakta, merada ve sularda 50-60 hatta 100 yıl canlı kalabilir. Sadece hayvana temas ya da etini tüketmek ile bulaşır, insandan insana bulaşmaz. Şarbon hastalığı taşıyan hayvanların mutlaka yakılarak ve üzerine kireç dökülerek imha edilmesi gerekir” dedi.

İNANDI: ŞARBON EN ETKİLİ BİYOLOJİK SİLAHLARDAN BİRİDİR


Şarbon hastalığının ilk olarak 18'nci yüzyılda ortaya çıktığının altını çizen Prof. Dr. Tacettin İnandı, “Hayati öneme sahip olan şarbon mikrobu, mide, bağırsak ve akciğerlerinde tutunabiliyor. Deri şarbonu, sindirim sistemi şarbonu, solunum sistemi şarbonu olarak çeşitli türleri var. Hastalıklı hayvanın etinin yenmesi ya da teması ile bulaşan bu hastalığın tedavisi aşı ve antibiyotik ile mümkündür. En çok veteriner hekimler, kasaplar, hayvancılıkla uğraşanlar, mezbaha ve laboratuvar çalışanlarına bulaşır. Bu tehlikeli hastalık en etkili biyolojik silahlardan biridir” diye konuştu.